Özet
Hücre yenilenmesini tetikleyen, kolajen ve elastin üretimini artıran Somon DNA (Polinükleotit) mezoterapileri, günümüzde cilt gençleştirme tedavilerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Ancak her cildin, her anatomik bölgenin ve her problemin hücresel ihtiyacı aynı değildir. Bu nedenle Somon DNA tedavilerinde farklı yoğunluklara ve moleküler yapılara sahip özel formlar kullanılır.
Klinik değerlendirmelerimizde hastanın cilt yapısına, derinin kalınlığına ve mevcut probleme göre en uygun formu seçmekteyiz:
Göz çevresi, yüzün en ince ve en hassas deri dokusuna sahip bölgesidir. Bu alanda dolaşımı yormayacak, ödem yaratmayacak ancak ince çizgileri ve elastikiyet kaybını onaracak daha düşük yoğunluklu Somon DNA formları tercih edilir.
Geniş yüz yüzeyi, boyun çizgileri ve dekolte bölgesindeki genel matlık, esneklik kaybı ve ince kırışıklıkları gidermek için cildin orta katmanına hitap eden standart yenileyici formlar uygulanır.
Ciltte lezyon, akne izi (scar) veya belirgin çöküntülerin bulunduğu alanlarda cildin altını dolduracak, dokuda belirgin bir kalınlaşma ve hücresel iyileşme sağlayacak çok daha yoğun moleküler yapıya sahip Somon DNA formları kullanılır.
Skar ve Akne İzlerinin İyileştirilmesi: Doku kalınlaşması sağlama özelliği sayesinde, ciltteki çökük izlerin ve incelmiş dokuların altını taze kolajen ile doldurarak yüzeyin düzleşmesine yardımcı olur.
Göz Altında Doğal Dolgunluk: Göz altı bölgesinde dolgu uygulaması yaptırmak istemeyen veya dolgu yapılması anatomiye uygun olmayan hastalarda; Somon DNA’nın dokuyu kalınlaştırıcı etkisi sayesinde göz altlarına hafif, doğal ve sağlıklı bir dolgunluk kazandırılabilir.
Kişiye özel tedavi yaklaşımımızda, cildinizin ihtiyacını ve anatomik haritanızı analiz ederek sizin için en doğru Somon DNA formunu ve seans takvimini belirliyoruz.
Cildinizin şu anki ihtiyacını belirlemek, kolajen ve nem dengesini hücresel düzeyde analiz etmek, cildinizin geleceğine yatırım yapmak ve detaylı bilgi almak için bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.
Güzel ve mutlu kalın!
Her cildin, bölgenin ve problemin ihtiyacı farklı olduğu için Somon DNA tedavilerinde farklı yoğunluk ve moleküler yapıda formlar kullanılır. Form, cilt yapısına, derinin kalınlığına ve mevcut probleme göre seçilir.
Göz çevresi yüzün en ince ve hassas derisine sahip olduğu için ödem yaratmayacak, ince çizgileri ve elastikiyet kaybını onarmaya yönelik düşük yoğunluklu formlar tercih edilir.
Akne izi ve belirgin çöküntülerde yüksek yoğunluklu formlar kullanılır. Dokuyu kalınlaştırma özelliği sayesinde çökük izlerin altını taze kolajenle doldurarak yüzeyin düzleşmesine yardımcı olur.
Göz altına dolgu istemeyen veya anatomisi dolguya uygun olmayan kişilerde Somon DNA’nın dokuyu kalınlaştırıcı etkisiyle göz altlarına hafif ve doğal bir dolgunluk kazandırılabilir.